İçeriğe geç

İZBARÇO

Bazı zihinler hayatın özüne doğru yaptığı düşünce yolculuklarını anlatıyor.

Bu anlatacaklarımın yeri ve zamanı çok da önemli değil ama şunu söyleyebilirim: Geçmişte rastladığım eski bir köy vardı ama bu köyün insanları hakkında hiçbir fikrim yoktu. Sadece doğanın gücüne meydan okuyan; yıl yıl ufalanmış eski evler olduğunu hatırlıyordum.

Bir sırt çantasına birkaç kitap ve dört dakikalık bir melodi doldurdum.

Bazı anlar tuhaftır.

İdrak etmek için çabaladığım korkutucu şey beni birden heyecanlandırdı. Pencere ve kapıdan giren iki farklı rüzgâr salonun ortasında karşılaştı, konuştuğum sayfalar dört bir yana dağıldı, kapı yüzüme kapandı. Bu bir yok olma eğilimi değildir. Dört dakikalık melodinin sessiz kalan notalarıdır.

-Buralara niçin geldin?- diye sordular.

Yüreğimde öyle bir şey var ki; hani derler ya, sözcükler bile anlatamaz bunu diye ama öyle bir şey değil işte. Her anlamlı sözcükten, az da olsa aldı, anlamlandı. Zamandan, müzikten, nefesten, rüyadan, sevgiden, geceden, yoldan, resimden, yalnızlıktan…

Ben onu herkesten, her şeyden saklamak için geldim buralara. Onu dinleyebilmek ve anlayabilmek için düştüm yollara.

Aslında bu nedir biliyor musunuz? Hayatı sözcüklerle anlatamadığınız şeydir. İçinizde büyür. Sözcüklerden beslenir. Hatıralardan beslenir. Düşlereyse susamıştır.

Geceleri misafiri olduğum kerpiç evin çatısına çıkar; kararmış alaturka kiremitlerin üzerine uzanır ve yıldızlarla selamlaşırdım, sonra öyle güzel kurgular hayal ederdim ki; bir filme ait olsalar her sahnesinde gözlerim dolardı.

Bazen göğsümde kocaman bir ateş beliriyordu. Sonsuza dek içimde saklayacağım şey yüzünden mi bilemiyordum. Korkuyordum ve o şey korkudan da besleniyordu.

Güneş doğar doğmaz her sabah pencereme konan kuş; bir bilinmezliğe baktığından ve kocaman bir boşluğa öttüğünden habersizdi. Ben de onun nereden geldiğinden, yuvasının nerede olduğundan bir haberdim. Ama onunla aramızda bir bağ vardı; o bana güzel sesiyle huzur veriyordu, ben de ona birkaç ekmek kırıntısı. İşte o zaman anladım. İçimdeki şey huzurda da vardı.

Daha önce de söyledim. Anlatacaklarımın yeri ve zamanı önemli değil. Geldiğim yerde gönlüme resmettiğim güzel bir yüz ve iyi bir kalp vardı. Şimdi burada o resmin yokluğuna alışmaya çalışıyordum…

“devam edecek…”

Tarih:Yazılarım

Tek Yorum

  1. Gültekin Demir Gültekin Demir

    Emeğine yüreğine sağlık devamını bekliyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir