İçeriğe geç

Etiket: edebiyat

Bülbüle Aşık Olan Kadın II

Olyushka! Güzel Olyushka! Güzel kadının kanatları güneş ışığında saklanarak çırpınıyordu. Çünkü bir adama ödünç verdiği kalbini geri almıştı. O adamdan geriye ne mi kaldı? Peki ya Olyushka’ya ne oldu? Adam öldü. Nefes alıp veriyordu ama kalbi çürümüştü… Bazen öyle olur. Aşk tuzaklarla dolu olduğu için kurbanlarını yaşarken öldürür. Olyushka, köyündeki bülbülü arıyordu. Ural Nehri’nin kıyılarına koştu. Sonra kızlarına. Sonra da…

Yorum Bırak

Bülbüle Aşık Olan Kadın-I

Her hayat bir noktada birbirine benzer ama bir noktada da farklılık gösterir. Zamanı gerçek anlamda hissedebilmek ve geçmişten gelen bir duyguya sahip olmanın zevkini yaşamak bir insan için yeterli olabiliyor.            Rusya’nın Magnitogorsk şehrinde çalıştığı kreşten izin alarak ailesinin yanına, köyüne gelen Olyushka iki küçük kızına kavuştuğu için mutluydu. O gece Katya ve Alena anneleri ile birlikte uyuyacak olmalarının mutluluğu içindeydiler.…

Yorum Bırak

İKİ KELEBEK

  Son saatlerim… Size nasıl yalnız kaldığımı anlatmamı ister misiniz? Dinleyin o halde; önce büyüklüğünü bilmediğim bir ormanın derinliklerinde, yaşlı bir ağacın dalında asılı duran kozamın içindeydim. Rüzgârın yapraklara çarparak oluşturduğu melodi eşliğinde de kozama veda ettim. Kendimde değildim. Kendime geldiğimdeyse yer ile gök arasında asılı olduğumu fark ettim. Bedenimin iki tarafında çırpınan kanatlarım incecik, zambak çiçeğinin kokusuysa üzerime giydirilmiş…

Yorum Bırak

OTRES PLAJI – I

  Micaela Kamboçya’nın Sihanoukville şehrine, Kbal Chhay şelalesini görmek için uğramayı düşünüyordu. Çünkü Laos’ta tanıştığı Natalie, şelaleyi izlemenin doğal huzur kaynağı olduğunu söylemişti. Böylece, sevgili Micaela yanından hiç ayırmadığı not defterindeki seyahat programına küçük bir ekleme yaptı. İlk sayfasında – Sana bir sır vereyim mi? – yazılı olan not defterinde; düşünceleri, günlük planları ve gözlemleri yer alıyordu. Genç kız Sihanoukville…

Yorum Bırak

Siluet

Keskin bir yalnızlığın esiri olmadan göremezsin görmek istediklerini. Önce karanlık bir odaya kapanmalısın ve sonra tamamlamaya çalıştığın resmin yapboz parçalarının yerini sadece hissederek bulmalısın. Damağın kuruduğunda değil, suyun kokusunu aldığında susadığını anlamalısın. Karanlıkta okuduğun kitaptaki sözcükleri dudaklarından uzak tutmalısın. Etrafında bir müzik aleti yok, bir müzik çalar da yok. Dinlemek istediğin melodiyi zihninde yaratmalısın. Bazen pencerenden içeriye yumuşak Akdeniz esintisinin…

1 Yorum

Kunlun Dağı

Efsaneye göre Kunlun Dağı’nın tepesinde bir şeftali ağacı varmış ve bu ağacı inatçı bir dağ keçisi koruyormuş. Ağacın üç yılda bir sadece iki meyve verdiğini bilen Zhang, bu meyvelerin ikisini de yemek için dağın tepesine tırmanmış. İlk meyveyi hediye eden dağ keçisi, “Bu meyveden bir ısırık alırsan hayatın başka bir yönünün olduğunun farkına varacaksın. İkinci ısırıkta gerçeklerin rüya, rüyaların gerçeğe…

1 Yorum

Baykuş

Bir baykuşun sesine dokunamamak benim suçum değil.

Yorum Bırak

Kül Rengi III

  Engin ertesi gün öğle vakti uyandığında perdelerinin kapalı olduğunu fark etti ve telaşla yatağından fırladı. Canı yanıyor gibi görünen sardunyanın hemen arkasındaki pencerenin perdesini açıp yedi senedir oturduğu eve ilk kez ışık girmesine izin verdi. Belki de yaşamayacak bir sardunya için… En son ne zaman bir canlının istekleri için kendi tercihlerinden taviz verdiğini düşündü. Yirmi sene mi olmuştu? Otuz…

Yorum Bırak

Kül Rengi – Sardunya

Tuhaftır, Engin bir akşam evine döndüğü sırada ıssız kaldırımlardan birinde görmezden gelinmiş ve ölmek üzere olan kırmızı bir sardunya çiçeği gördü. İçindeki toprağın bir kısmı kaldırıma saçılmış, yüzeyi aldığı darbeyle çatlamış, toprak sızdıran saksıya uzandı eli ve kökleri topraktan ayrılan sardunyayı okşayarak farkında olmadan ona sevgi gösterisinde bulundu. O an hissettiği şeyi zihninde sorguya çekti ama sonuç alamadı. Muhtemelen balkonun…

Yorum Bırak

Kül Rengi

  Antalya’nın sıcak havalarında giydiği beyaz şile bezinden yapılmış oldukça ince gömleğini, kiremit rengine çalan açık kahverengi pantolonunun beline beceriksizce sıkıştırırdı genelde. Uzun boylu ve boyuna göre de biraz sıska bir adamdı Engin. Kumral saçlarını asla kestirmezdi ama her gün sakal tıraşını yapmaya özen gösterirdi. Görünüşüne önem vermesininse hiçbir sebebi yoktu. Çok konuşmazdı. Gerekmedikçe ağzını açmazdı ama kahverenginin en koyu…

Yorum Bırak