İçeriğe geç

Taner Alp Aydın Yazılar

Kunlun Dağı

Efsaneye göre Kunlun Dağı’nın tepesinde bir şeftali ağacı varmış ve bu ağacı inatçı bir dağ keçisi koruyormuş. Ağacın üç yılda bir sadece iki meyve verdiğini bilen Zhang, bu meyvelerin ikisini de yemek için dağın tepesine tırmanmış. İlk meyveyi hediye eden dağ keçisi, “Bu meyveden bir ısırık alırsan hayatın başka bir yönünün olduğunun farkına varacaksın. İkinci ısırıkta gerçeklerin rüya, rüyaların gerçeğe…

1 Yorum

Kül Rengi III

  Engin ertesi gün öğle vakti uyandığında perdelerinin kapalı olduğunu fark etti ve telaşla yatağından fırladı. Canı yanıyor gibi görünen sardunyanın hemen arkasındaki pencerenin perdesini açıp yedi senedir oturduğu eve ilk kez ışık girmesine izin verdi. Belki de yaşamayacak bir sardunya için… En son ne zaman bir canlının istekleri için kendi tercihlerinden taviz verdiğini düşündü. Yirmi sene mi olmuştu? Otuz…

Yorum Bırak

Kül Rengi – Sardunya

Tuhaftır, Engin bir akşam evine döndüğü sırada ıssız kaldırımlardan birinde görmezden gelinmiş ve ölmek üzere olan kırmızı bir sardunya çiçeği gördü. İçindeki toprağın bir kısmı kaldırıma saçılmış, yüzeyi aldığı darbeyle çatlamış, toprak sızdıran saksıya uzandı eli ve kökleri topraktan ayrılan sardunyayı okşayarak farkında olmadan ona sevgi gösterisinde bulundu. O an hissettiği şeyi zihninde sorguya çekti ama sonuç alamadı. Muhtemelen balkonun…

Yorum Bırak

Kuyu

  Son düzlük diye bağırdı içimden bir ses, hevesi kursakta kalacağa da benzemiyordu. – Sonunda başardım! – diyebilmek koridorun sonundaki görüntüye çok benziyordu. İçimdekinin tebessümü söndüğündeyse adımlarım çoktan ritim tutmaya başlamıştı bile. Bir saniye! Saatlerdir kulağıma ilişen melodi sana da tanıdık gelmiyor mu? Sen hiç saatine baktın mı? 13:23 Zaman durmuş muydu? Birden bütün hayatımı bu koridorların arasında kendime bir…

Yorum Bırak

Kül Rengi

  Antalya’nın sıcak havalarında giydiği beyaz şile bezinden yapılmış oldukça ince gömleğini, kiremit rengine çalan açık kahverengi pantolonunun beline beceriksizce sıkıştırırdı genelde. Uzun boylu ve boyuna göre de biraz sıska bir adamdı Engin. Kumral saçlarını asla kestirmezdi ama her gün sakal tıraşını yapmaya özen gösterirdi. Görünüşüne önem vermesininse hiçbir sebebi yoktu. Çok konuşmazdı. Gerekmedikçe ağzını açmazdı ama kahverenginin en koyu…

Yorum Bırak

Don Det – Laos – Gülen Adam

Mekong Irmağı’nın kıyısı boyunca sıralanmış bungalovlardan birinin verandasında tembel tembel sallanan bir hamağın üzerinde, gözleri yarı açık yarı kapalı, bir eliyle çalan alarmı susturmaya çalışıyor, diğer eliyle de yüzünü yakan günün ilk ışığına istemsizce meydan okuyordu. Koyu kestane saçları dalga dalga hamaktan yere sarkıyor, bedenine yapışan beyaz gece elbisesi güzelliğini tamamlıyordu. Micaela, saatinin 7.10 olduğunu fark ettiğinde sapandaki taş misali…

Yorum Bırak

Edwin

Omuzlarıma ünlü bir yazarın ismini yüklediğimde henüz on beş yaşındaydım.  Bu durumdan onun haberi yok. Olmasına gerek de yok zaten. Onun kitaplarını okuduğumda kendimi mavi kahve içilen bir gezegenin içerisinde buluyor ve anlatılanları idrak etmeye çalışıyorum. Hayal gücümün genişlemesi, uzaması, kim bilir; belki de uçsuz bucaksız bir âleme dönüşmesi onun sayesindedir. O yazdıklarının bir kısmını uyuşturucu yüzünden hatırlamıyor.  Bu yüzden kolay…

Yorum Bırak